Pages

12.05.2009

Nasreddin Hoca Fıkraları - THEN YOU'LL SEE..

Nasreddin Hoca Fıkraları - THEN YOU'LL SEE..

Nasreddin Hodja
and student went wolf hunting. In order to catch a baby wolf, his student went into a wolf den. Suddenly, the mother wolf appeared and just before it entered its den, Nasreddin Hodja grabbed the mother wolf by its tail. The wolf began to struggle to free itself. In the meantime, his student who had no idea what was happening outside yelled from the den,

"Hey, Nasreddin Hodja, what are you doing there? You are raising up dust like a storm."

"You better pray that the tail of the wolf doesn't tear off. If it does, you'll really see a storm," then Hodja answered back.

Türkçe Çevirisi:

Nasreddin Hoca ve öğrencisi kurt avına gider. bebek bir kurt yakalamak için öğrencisi bir kurt inine girer. Aniden anne kurt belirince içeri girmeden Hoca kurdun kuyruğunu yakalar. Anne kurt çırpınmaya ve ulumaya başlar.

Bu sırada öğrenci ne olduğunu anlamadan bağırarak dışarı fırlar.

"Hey Nasreddin Hoca ne yapıyorsun burada, fırtına gibi toz kaldırıyorsun yerden" der.

Hoca "Sen dua etde kurt kuyruğunu koparmasın. Eğer koparırsa gerçek fırtınayı görürsün" der.

30.04.2009

Nasrettin Hoca Fıkraları - SEN BU PİSLİĞİ YENİ YEMEYE BAŞLAMADIN

Nasreddin Hoca'nın bir gün canı sıkılır ve atmacasını alıp ava çıkar. Atmaca'yı uçurur ve atmaca belirli bir süre gezdikten sonra av aramaktan yorulur. Ve gider bir ineğin başına konar.

Nasrettin Hoca :
"Hah ! Benim atmaca bir inek yakaladı" der ve hayvancağızı getirip kendi ahırına bağlar. Bir süre sonra ineğin sahibi gelir ineğini geri ister.

NasrettinHoca :
"Onu bizim atmaca yakaladı veremem"

"Ama nasıl olur Hoca, küçücük bir kuş kocaman bir ineği nasıl yakalar."
"Orasını ben bilmem” der Hoca ve adama ineği vermez, geri gönderir. İneğin sahibi hocayı mahkemeye verir. Orada da rüşvet yiyen bir kadı vardır.

Nasrettin Hoca Kadı'ya gider :

"Kadı bey sen benden yana ol, sana ineğin yağından, çökeleğinden gönderirim" der. Kadı da bu teklifi kabul eder. Ve mahkeme kurulur. İneğin sahibi ne kadar haklı olsada, haksız gösterilir mahkemede ve inek Hoca'da kalır. İleriki bir zamanda Hoca bir kova alır, kovanın dibine yarıya kadar inek pisliği doldurur, geri kalanına ise yağ koyar ve kadıya götürür. Kadı sevinir bu işe , kabul eder. Kadının evinde, kovadaki yağ yarı olunca inek pisliği çıkmaya başlar .

Kadı hemen Hoca'yı çağırtır;
"Ne bu rezalet Hoca! Bana fışkı mı yedirecektin" der.

Nasrettin Hocada ;
"Sen bu pisliği yeni yemeye başlamadın ki" der. Hoca ineği sahibine tekrar verir. Kadı da bunun bir ders olduğunu anlar bir daha hiç rüşvet yemez .

9.04.2009

İngilizce Fıkralar

INNOCENT THIEF - İngilizce Fıkra

Nasrettin Hodja's donkey was stolen. In stead of consolling, his neighbours were blaming him saying.

"You should have locked the shed,"

"Didn't you hear any noises?"

"You should have tied the donkey securely."

Nasrettin Hodja listened patiently, for awhile and finnaly said,

"Well, you are putting all the blame on me. Do you think the thief was innocent?"

HIRSIZ FIKRASININ TERCÜMESİ - NASREDDİN HOCA İNGİLİZCE FIKRALAR

MASUM HIRSIZ..

HOCANIN EŞEĞİ ÇALINMIŞ KOMŞULARI ÜZÜLECEKLERİ YERDE ONU SUÇLAMIŞLAR:

"BAHÇENİN KAPISINI KİLİTLEMELİYDİN.."

"HİÇ Mİ SES DUYMADIN...?"

"EŞEĞİ İYİCE BAĞLAMALIYDIN...!"

HOCA HERKESİ SSABIRLA DİNLEMİŞ VE SONUNDA CEVAP VERMİŞ :

"VALLA TÜM SUÇU BENİM ÜZERİME YIKTINIZ , HIRSIZIN MASUM OLDUĞUNU MU DÜŞÜNÜYORSUNUZ "DEMİŞ ....

Translate By Halecim :)

6.04.2009

İngilizce Fıkra - İngilizce Nasrettin Hoca

How Far

Hodja was running as fast and shouting as loud as he could. Somebody saw him and thought something had happened to him. So, he ran up to Nasrettin Hodja and asked,

"What happened, Hodja?"

Nasreddin Hodja kept on running and said,

"I wondered how far my voice travels. So, I am running after it."


Ne kadar

Hoca hızlı ve yüksek sesle bağırmaya çalışıyordu. Biri onu gördü ve ona bir şey olduğunu sandı.

Hemen Nasrettin Hoca'nın yanına kadar koştu ve sordu,

"Hocam ne oldu?"

Nasreddin Hoca bağırmaya devam etti ve dedi ki,

"Ben, benim sesimin ne kadar uzağa gittiğini merak ediyorum..."

1.04.2009

Yorgan Gitti Kavga Bitti Fıkrası - Nasrettin Hoca

Yorgan Gitti Kavga Bitti Fıkrası - Nasrettin Hoca

Gece yarısı Hoca dışarda, kapının önünde birtakım gürültüler, bağrışmalar işitmiş. Çıkıp kavganın nedenini öğrenmek istemiş.

Karısı Karşı Çıkmış:
-Efendi, ne işin var gece yarısı dışarıda? Otur oturduğun yerde..

Ama Hoca dinlememiş, yorganına sarılıp kapının önüne çıkmış. Bakmış ki iki adam kavga ediyorlar, kıyamet koparıyorlar. Nasreddin Hoca öylece bakadursun, adamlar birden Nasrettin Hoca'nın üstündeki yorganı elbirliğiyle çekip almışlar. Aldıkları gibi de tabanları yağlamışlar.

Hoca o soğukta dımdızlak kalıvermiş, alık alık bakmış bir süre. Sonra dönmüş uyku sersemi bir halde girip karısının yanına uzanmış.

Karısı:
-Hayrola efendi? Neymiş dışardaki kavganın nedeni?

Hoca:
-Hiç, demiş, Ne olacak, kavga bizim yorgan yüzünden çıkmış meğer, yorgan gitti kavga bitti...!

26.03.2009

Hasrettin Hoca'nın İpe Un Sermek Fıkrası

Hasrettin Hoca'nın İpe Un Sermek Fıkrası

Nasrettin Hoca'nın komşusu Hoca'nın kapısını çalıp ip istemiş.

Hoca:
-Kusura bakma komşu, bizim hanım ipe un sermiş, onun için veremeyeceğim.

-Aman Hoca hiç öyle şey olur mu, ipe un serilidiğini de senden duyuyorum!

Nasrettin Hoca hiç istifini bozmadan:
-Canım, nevar bunda; vermeye gönlüm olmayınca bal gibi de serilir...!


23.03.2009

Tayyip'in Nasrettin Hoca Fıkrası

Tayyip'in Nasrettin Hoca Fıkrası

Palavracının bir tanesi başına topladığı üç beş insana karşı övünüp duruyormuş.
-İşte ben böyle güçlüyüm, şöyle marifetli bir adamım, ben 60 arşın uzağa atlamış bir kimseyim!...

Nasreddin Hoca da bu sırada oradan geçiyormuş. Palavracının yanına yaklaşıp:
-Yaa, demek sen altmış arşın atlarsın. Haydi atla da görelim bakalım.. demiş.

Adam hık mık etmiş :

-Ama ben Halep'te atladım. Demiş.

Nasreddin Hoca kızmış:
-Canım Halep oradaysa arşın burada , demiş.

12.03.2009

Nasrettin Hoca Fıkraları - Boşuna Değil

Nasrettin Hoca Fıkraları - Boşuna Değil

Bir yaz günü Nasrettin Hoca iyice susamış. Yolda dikkatini çeken çeşmenin yanına koşar. Çeşmenin lülesinin (?) bir tahta parçasıyla tıkalı olduğunu farkeder.

Ama o kadar çok susamıştır ki Hoca, hemen tahta tıpayı çıkartmak için uğraşmaya başlar. Tahta tıpa aniden yerinden çıkınca, Nasrettin Hoca'nın üstüne sular fışkırmaya başlar. Bir anda sırılsıklam olan Hoca, çeşmeye seslenir:

-Bre çeşme senin ağzını boşu boşuna kapatmamışlar. Deli dolu aktığını gören, senni ağzını tıkamasın da ne yapsın...!

(?) Lüle : Çeşme ağzı.

3.03.2009

Nasriddin Hoca Fıkraları

Nasreddin Hoca'nın kadılık yaptığı sıralarda bir adam gelmiş:

-Kadı efendi size bir şey danışacağım.

-Buyrun sorun. Demiş Nasreddin Hoca,

-Geçen gün, sizin inek, bizim ineğin karnını tepelemiş ve öldürmüş. Şimdi ne yapmam gerek? Nasreddin Hoca, sakallarını sıvazlayıp bir an düşündükten sonra :

-Hayvan bu, demiş, dava edecek değilsin ya hayvanı!.. Sahibinin bu işte suçu yok, ne bilsin böyle olacağının..

Hocanın bu sözleri üzerine adamın yüzü gülmüş, tekrar söze başlamadan önce:

-Kusura bakma kadı efendi, demin ben bir yanlışlık yaptım, ölen inek benimki değil, seninki imiş. Benim inek senin ineği tepelemiş ve senin inek ölmüş...

Hoca , yerinden doğrulup:

-Bak demiş, şimdi iş değişti. O halde verin raftaki kara kaplı kitabı da hele bir bakalım! ...

2.03.2009

Fıkralar - Nasreddin Hoca Fıkraları

Fıkralar - Nasreddin Hoca Fıkraları

Nasreddin Hoca'nın zamaninda, silah tasima yasaği ilan edilmis. Bunun üzerine Nasrettin Hoca da bir kiliç kusanip, sokağa çikmis. Bu isin kontrolü ile vazifeli zabıtalar, Hoca'yı bu sekilde görünce yanina yaklasip:

— "Hoca, neden böyle kiliçla dolasiyorsun?"

diye sormuslar. Hoca:

— "Bu kiliç, kütüphanede, kitaplardaki yazi hatalarini düzeltmeye yarar"

cevabini verince, memur alayli alayli:

— "O isi küçük bir çaki da görür Hocam, bu kılıç biraz büyük değil mi?"

demis. Bunun üzerine Nasrettin Hoca:

— "Efendi efendi!" sen ne diyorsun, bazan öyle büyük hatalar oluyor ki, bu bile küçük geliyor"

cevabini vermistir.

Tabii ki Nasreddin Hoca böyle söylemekle, ilmin ve ilim ehlinin önemini dile getirip, eğer ilim ehli doğruyu öğrenmez ve öğretmezse, cemiyetin karisacağini, hatta bu sebeple savas bile çikacağini bildirmistir.