Pages

30.01.2009

Nasrettin Hoca Fıkraları - Çıkarın Bakalım Paraları

Nasrettin Hoca Fıkraları - Çıkarın Bakalım Paraları

Nasreddin Hoca bir ara lokanta işletir. Bir gün lokantaya bilgin kılıklı iki adam gelir. Masalardan birine oturup gönüllerince yiyip içerler. Sıra 3 akçelik hesabı ödemeye gelince:

-Hoca efendi, siz de bilirsiniz ki, insan denilen mahluk ölür, ama ruhu daima yaşar. Okumuş yazmış bir adam olarak, malumunuz ki, ruh ölmeyip vücuttan vücuda geçer. Buna göre bizim ruhumuz bin iki yüz sene sonra tekrar dünyaya gelecektir. Yiyip içteklerimizin borcunu o zaman öderiz. Anlaştık mı, derler.

Nasrettin Hoca istifini bozmadan karşılık verir:
-Tabi bilmez miyim, öyledir muhakkak. O zaman bin iki yüz sene sonra ödersiniz borcunuzu.

Adamlar Nasreddin Hoca yı kandırdıklarını zannederler. Tam dükkandan çıkacakları vakit Hoca adamların yakasına yapışır ve:
-Efendiler sizin bana on akçe borcunuz var, der.

Adamlar şaşkınlıkla:
-Hocam bin iki yüz sene sonra ödeyeceğiz dedik ya, deyince, Hoca adamların ahmaklıklarını yüzüne vururcasına:

-Yahu siz ne kadar unutkan adamlarsınız! Siz üç yüz sene evvel yine buraya gelmiş, yiyip içmiş aynı sözleri söylemiştiniz. İşte üç yüz sene geçti ve borcunuzu ödeme zamanı geldi. Şimdi çıkarın bakalım paraları, der ve adamlardan 10 akçesini alır..

16.01.2009

Nasrettin Hoca Fıkraları - Saygısızlığı Sevmem Fıkrası

Nasrettin Hoca Fıkraları - Saygısızlığı Sevmem Fıkrası

Nasreddin Hoca
camide vaazını bitirip evine dönmek üzere eşeğine binmiş. Bir ara bakmış ki cemaatin bir bölümü arkasından geliyor, hemen eşekten inip ters binmiş. Cemaatten kimileri nedenini merak edip sorunca Nasreddin Hoca şu yanıtı vermiş;

-Siz önden gitseniz bana arkanızı dönmüş olursunuz ki hiç yakışık almaz. Yok, ben önden gitsem, bu kez de ben size arkamı dönmüş olacağım ki bu da ayıp olur. Oysa gördüğünüz gibi eşeğe ters binince ben önden siz arkadan gitmiş oluyorsunuz. Böylece yüz yüze oluyoruz. Ben, bana saygısızlık yapılmasını da, saygısızlık yapmayı da hiç sevmem...!

13.01.2009

Nasrettin Hocanın Hayatı - Kadının Ahbabı Fıkrası

Nasrettin Hocanın Hayatı - Kadının Ahbabı Fıkrası

Nasreddin Hoca eşeği ile pazara giderken sevmediği komşusu, Hoca ile alay etmek için sormuş:
-Hocam, iki kardeş nereye gidiyorsunuz?...

Nasrettin Hoca bu altta kalır mı hiç...!

-Efendim, bu kardeş "canım sıkıldı bir ahbabın evine götür beni" dedi, ben de onu sizin eve götürüyorum. Size rastladık da yolumuz kısaldı...!

8.01.2009

Nasrettin Hoca Fıkrları - Şaplak

Nasrettin Hoca'nın canı bir gün çok sıkılmış. Çarşı pazar gezerken bir bakmış önünde sevmediği komşusu yürüyor. Hemen koşmuş ve komşusuna demiş ki:
-Sana bir soru soracağım, bilirsen 10 akçe vereceğim demiş.

Kendini akıllı sanan komşu hemen kabul etmiş bu teklifi.

Hoca adamın kafasına bir şaplak patlatmış. Adam ne olduğunu anlamadan kızmış:
-Hayırdır Hoca neden vurdun bana, demiş.

Nasrettin Hoca:
-Sana tokat atınca şap diye ses çıktı, bu ses elimdenmi yoksa ensendenmi çıktı bil bakalım, demiş..

Komşu düşünmüş düşünmüş, şaplak sesi, tabiki senin elinden çıktı Hoca demiş.

Nasreddin Hoca:
-Bilemedin komşu, ses senin boş kaandan çıktı demiş..

1.01.2009

Nasrettin Hocanın Hayatından - Kara Tavuk Fıkrası

Nasrettin Hocanın Hayatından - Kara Tavuk Fıkrası

Nasrettin Hoca, kümesindeki bir kara tavuğu, pazara götürüp satmak ister. Adamın biri alıcı olur ancak:

-Ben bu tavuğun rengini beğenmedim, beyaz olsaydı kesin alırdım, der. Hoca hemen iki kalıp sabin alarak hayvanı yıkamaya başlar. Tabii hayvanın tüyleri yinede simsiyahtır. Hoca kendisini hayretle seyreden müşteriye dönerek:

-Boyayan ne güzel boyamış, öyle has boyamış ki hayvanın rengini ağartmak mümkün değil..! der

Bu sözleri duyan müşteri dersini almıştır ve tavuğu hemen satın alıverir...!





Sayın ziyaretçi, Lütfen oku: Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Site ziyaretçilerimizden bazıları fıkralara "saçma", "beğenmedim", "ne biçim fıkra" vs. şeklinde yorum yapmaktadırlar. Her yorum ve eleştiriye, site sahibi olarak ben açığım ancak mümkün değil ki, Nasrettin Hoca şimdi burada olsa da, biz de iki kalıp sabun alıp yıkasak...!

25.12.2008

nasrettin hoca - Sıcak Ekmekler

nasrettin hoca - sıcak ekmekler

Nasrettin Hoca yolculuğa çıkar. Birkaç gün yol aldıktan sonra, zaten az olan parası biter. Beş parasız bir müddet daha gider ama çok geçmeden açlık başına vurur. Parası olmadığı halde çarşı pazar dolaşmaya başlar. Bir ekmek fırınının önünden geçerken burnuna mis gibi sıcak ekmek kokusu gelir. Hoca, dükkanın önünde durup, müşteri bekleyen fırıncının yanına gelir ve:
-Hey ahbap, bu ekmekler senin mi, diye sorar.

Adam umursamaz bir vaziyette cevap verir:
-Evet, benim.

Nasreddin Hocanın karnı iyice acıkır, ağzı sulanır.
-Gerçekten senin mi bu mis gibi kokan sıcacık somunlar?

Adam Nasrettin Hocanın açlığından haberdar değildir ya, sinirli sinirli cevap verir:
-Benim dedim ya kardeşim, daha ne sorup duruyorsun!

Hoca ekmeklere bakarak iç geçirir:
-Sen elindeki nimetin kıymetini bilmiyorsun ahbap. Madem bu kadar ekmek senin, neden yemiyorsun...!

19.12.2008

Kısa Nasrettin Hoca Fıkra - Belki

Nasreddin Hoca ağır bir hastalığa yakalanmış. Günlerce yatak döşek yatmış. Bir gün:
-Aman karıcığım, demiş. "en cicili bicili giysilerini giy. Tak takıştır, sür sürüştür, bi güzel süslenip püslen. Başucumdan da ayrılayım deme.." demiş.

-Aşkolsun efendi; demiş karısı. "Bu dediğin olacak şey mi? Sen böyle ölüm döşeğinde yatarken süslenip püslenmek yakışık alır mı hiç? Gören konu komşu ne demez sonra?

Nasreddin Hoca karısının sözünü kesmiş hemen:
-Konu komşuya kulak asma sen. Süslenmene bak. Ben neredeyse son nefesimi vermek üzereyim. Azrail canımı almaya gelince belki seni beğenir, bakarsın beni bırakır seni alır...!

17.12.2008

Nasrettin Hocanın Hayatı ve Fıkraları - Dilenci Fıkrası

Nasrettin Hocanın Hayatı ve Fıkraları - Dilenci Fıkrası

Nasreddin Hoca bir gün pazarda dolaşırken yanına bi dilenci yaklaşır ve:
-Bana sadaka veririsen sana dua ederim! der..

Demesiyle Hoca hemen cebinden beş on kuruş çıkarır, dilenciye verir.
-Aman dua mua etmem istemem! der Hoca.

Dilenci:
-Niye?
Nasreddin Hoca:
-Eğer senin duan kabul olsaydı, sen şimdi dileniyor olmazdın...!

15.12.2008

Nasrettin Hoca Fıkraları - Hoca'nın Sarığı

Nasrettin Hoca Fıkraları - Hoca'nın Sarığı

Nasrettin Hoca bir gün tarladan dönerken kuvvetli bir rüzgar çıkmış ve Hoca daha n'oluyor demeye kalmadan başındaki sarığı rüzgardan uçmuş ve çamura bulanmış. Hoca almış yerden sarığı geçirmiş başına.

Sıkkın sıkkın yürürken birkaç adam çıkmış karşısına. Hoca'nın başındaki sarığı görünce her kafadan bir sese çıkmaya başlamış:

-Hocam sarığın kirlenmiş..., Hocam sarığın çamur olmuş...!
Hoca: Kirlenmişse kirlenmiş n'apalım yani..!
-N'apalımı var mı Hocam? Yıkasan şu sarığını..!
Hoca: Pöh..! Yıkayınca yeniden kirlenmeyecek mi sanki!
-Olsun Hocam, kirlenince yeniden yıkarsın.
Hoca: Bir daha kirlenir..?
-Sen de bir daha yıkarsın Hoca'm.

Hoca sarığın kirlendiğine mi yansın, yoksa adamların ukalalığına mı kızsın... Öfkeyle homurdanmış Hoca:
-Ne yani ben bu dünyaya sarık yıkamaya mı geldim..!

7.12.2008

Kurban Bayramı - Nasreddin Hoca

Kurban Bayramı - Nasreddin Hoca

Nasreddin Hoca parasızlıktan o kurban bayramında kurban alamamış. Bayram namazından, kara kara düşünerek eve dönerken, otlayan koyunları görmüş ve gözüne kestidiği birini alıp eve götürmüş. Güzelce kesmiş, etlerini kemiklerini ayırmış. Hanımına:
-Hanım al şu eti güzelce kavur bakalım da, yiyelim birlikte, daha sonrada gelen misafirlere ikram ederiz demiş.

Hoca'nını hanımı bu işe baştan razı değilmiş zaten. Sormuş Hoca ya:
-Hocam kıyamet günü bu koyun için sorguya çekilince ne yanıt vereceğiz? demiş.
Hoca :
-İnkar ederiz, demiş.
-İnkar edemeyiz, kıyamet günü keçi dirilip tanıklık edecek.
-Tamam işte, demiş Hoca. Kıyamet günü keçi dirilip gelse hemen yakalayıp sahibine geri verip bu dertten kurtuluruz.